Din Kültürü 8. Sınıf 3. Ünite Kısa Özet

HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V.) HAYATINDAN ÖRNEK DAVRANIŞLAR

NOT: Bu yayın, Din Kültürü 8. sınıf 3. ünitenin (Hz. Muhammed'in Hayatından Örnek Davranışlar) kısaltılmışıdır. Konunun detaylı anlatımı için web sitemizin üst menüsünden 8. sınıf bağlantısına tıklayın.


HZ. MUHAMMED İNSANLARA DEĞER VERİRDİ

İslam dinine göre insan üstün ve şerefli bir varlıktır. Bu nedenle her türlü saygıya lâyıktır. Peygamberimiz de insanlara değer vermiş, saygılı davranmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlar arasında ayırım yapmazdı. İnsanlara sevgi ve saygıyla yaklaşır, özellikle yoksullara, kimsesizlere ve çocuklara yakın ilgi gösterirdi. Bulunduğu toplumda kendisini başkalarından üstün görmez, ayrıcalıklı davranılmasını istemezdi.  www.huseyinarasli.com
Bir gün Hz. Muhammed ve arkadaşları otururken önlerinden bir cenaze geçer. O hemen ayağa kalkar. Yanındakiler, cenazenin Müslüman olmadığını söylerler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Bu da bir insan değil mi?” buyurarak her insanın saygıya değer olduğunu vurgular.

"Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED GÜVENİLİR BİR İNSANDI

Peygamber Efendimiz dürüst ve güvenilir bir insandı. O (s.a.v.), gerek peygamberliğinden önce gerekse peygamber olduktan sonra insanların hep güvendikleri bir kişi olmuş ve "Muhammedül emin" diye çağrılmıştır. Mekkeli müşrikler O'na sihirbaz, büyücü demişler ama yalancı diyememişlerdir. Mekke'nin zengin kadınlarından Hatice, ticaret hayatındaki dürüstlüğünden ve güvenilir olmasından dolayı Peygamberimize önce iş ortaklığı sonra da evlenme teklif etmiştir. Peygamberimiz ayrıca kendisine emanet edilen her şeyi en güzel şekilde korur ve sahibine geri verirdi.

"Müslüman, elinden ve dilinden başkalarının güvende olduğu kimsedir." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED BİLGİYE ÖNEM VERİRDİ

İlim öğrenmenin önemi Kur'an'ın birçok ayetinde vurgulanmıştır. Hatta Kur'an'ın ilk emri "Oku!"dur. Peygamberimiz de bilgiye önem verirdi. Örneğin; Bedir Savaşı'nda (624) esir alınan düşman askerlerinden fidye vermeye gücü yetmeyenleri, her biri on Müslüman çocuğa okuma-yazma öğretmeleri şartıyla serbest bırakmıştır. Medine'ye hicret ettiğinde (622) ilk iş olarak Mescid-i Nebi'yi yaptırmış ve bu mescidin SUFFE adı verilen bölümünü eğitim-öğretim için kullanmış, burada çok öğrenciler yetiştirmiştir.

"İlim Çin'de de olsa öğreniniz." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED DANIŞARAK İŞ YAPARDI

Kur'an'da danışarak iş yapmanın önemli olduğu vurgulanmıştır. "...Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun." (Nahl, 43). Peygamberimiz -eğer o konuda bir vahiy inmemişse- işlerini danışma ile yapar, bilgi sahibi olanların görüşlerine başvurur, bilgi alışverişinde bulunurdu. Her şeyi ben bilirim anlayışıyla hareket etmezdi. Gerek İslam toplumunu ilgilendiren konularda, gerek ailesini ilgilendiren konularda danışarak (istişare ederek) iş yapardı.  www.huseyinarasli.com

"Danışan asla pişman olmaz." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED MERHAMETLİ, HOŞGÖRÜLÜ VE AFFEDİCİYDİ

Peygamberimiz kadınlara, çocuklara, yaşlılara, kimsesizlere ve bütün insanlara, hayvanlara, bitkilere, doğaya sevgi ve merhametle yaklaşmıştır. Çünkü O rahmet peygamberidir. Kur'an'da Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Andolsun, size içinizden öyle bir peygamber geldi ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. Çünkü o size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir." (Tevbe, 128). Peygamberimiz kendisine kötülük yapanlara bile merhametli ve hoşgörülü davranmış, intikam yolunu tutmamıştır. Peygamberliğin Mekke döneminde kendisine ve Müslümanlara eziyet eden Mekkelileri, Mekke'nin fethinden sonra affetmiştir. Uhud Savaşı'nda (625) amcası Hz. Hamza'yı şehid eden Vahşi isimli köleyi de affetmiştir. O'nun hayatında bunlara benzer çok örnek vardır. O'nun bu tutumları, insanların kısa bir sürede etrafında toplanmalarına ve İslam dininin hızla yayılmasına sebep olmuştur.

"Merhamet etmeyene Allah merhamet etmez." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED ÇALIŞMAYI SEVERDİ

Peygamberimiz çalışmayı sever, tembellikten hoşlanmazdı. İşini düzgün yapar, hile yapmaktan uzak dururdu. Çocukluğunda çobanlık yapmış, büyüyünce ticaret ile uğraşmış, çalışarak rızkını elde etmeye gayret etmiştir. İnsanlara da çalışmalarını ve başkalarına yük olmamalarını tavsiye etmiştir.

"Hiç kimse kendi el emeği ile kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir." Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRİRDİ
www.huseyinarasli.com
Peygamberimiz zamanını iyi değerlendirir, işlerini planlı yapardı. İbadetine, tebliğ görevine, kendisiyle görüşmeye gelenlere, arkadaşlarına, ailesine, kendisine kısacası hayatındaki her şeye planlı bir şekilde zaman ayırır, zamanını boşa harcamazdı. www.huseyinarasli.com

"İki nimet vardır ki insanların çoğu bunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit!" Hz. Muhammed (s.a.v.)



HZ. MUHAMMED SABIRLI VE CESARETLİYDİ

Peygamber Efendimiz sabırlı bir insandı. Çocukluğundan itibaren pek çok sıkıntıyla (örneğin; doğmadan önce babasını kaybetmesi, annesini küçük yaşta kaybetmesi, Fatıma dışındaki çocuklarının kendinden önce vefat etmeleri, İslam dinini tebliğ ederken müşriklerin zulüm ve baskılarına maruz kalması...) karşılaştığı halde hep sabırlı davranmıştır. Peygamberimiz hayatı boyunca adaletin temini için mücadele etmiş, zalimlere karşı durmada cesur davranmıştır. İslam dinini ilk olarak tebliğ etmeye başladığı sıralarda tek başınaydı ve cesaretiyle Mekke'nin en güçlülerine karşı bile İslam dinini korkmadan savunuyor, tebliğ ediyordu.



HZ. MUHAMMED HAKKI GÖZETİRDİ

Hz. Muhammed (s.a.v.) hayatı boyunca adaletli davranmış ve her türlü haksızlıktan kaçınmıştır. Kabe Olayı'nda hakem olması ve gençliğinde Hılful Fudul (Erdemliler Hareketi) topluluğuna katılması, onun adil olduğunun örneklerindendir. Medine'nin soylu ailelerinden bir kadın hırsızlık yapmıştı. Kadının ceza almaması için Peygamberimize çok sevdiği Üsame bin Zeyd'i aracı gönderdiler. Peygamberimiz "...Allah'a yemin ederim ki bu suçu işleyen kızım Fatıma bile olsa onu cezalandırırım." diyerek hak ve adaletten yana olduğunu vurgulamıştır.



HZ. MUHAMMED DOĞAYI VE HAYVANLARI SEVERDİ

Peygamber Efendimiz doğayı ve hayvanları çok sever, çevrenin korunması, güzelleştirilmesi, hayvanların korunması konularına çok önem verirdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) Mekke, Medine ve Taif şehirlerini koruma altına aldırmış, bu bölgelerde ağaçların kesilmesini, hayvanların avlanmasını yasaklamış, çevreyi koruma altına aldırmıştır. O ayrıca yolculuk veya yük taşıma amacıyla kullandığı hayvanlarını çok zorlamaz, onları aç ve susuz bırakmazdı.

"Sizden birinizin elinde bir fidan varken kıyametin kopacağı haber verilse, eğer onu dikecek vakit bulursa hemen o fidanı diksin." Hz. Muhammed (s.a.v.)