Dünya ve Ahiret Hayatı
Ahiret Hayatı İle İlgili Kavramlar
Ahiret: İnsanın ölümden sonra dirileceği, Allah'ın huzuruna çıkıp dünyada yaptığı işlerden sorgulanacağı, dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayat demektir.
Ömür: Allah (cc) tarafından canlılara verilen dünyadaki yaşam süresine denir.
Ecel: Ömrün bittiği, yaşamın sona erdiği ana denir.
Berzah: Ölümle başlayıp tekrar dirilme zamanına kadar sürecek olan, diğer adı da kabir hayatı olan döneme denir.
Kıyamet: Sözlükte ayağa kalkma, doğrulma, dikilme, dirilme anlamına gelen kıyamet, İsrafil adlı meleğin sûr denilen alete üflemesiyle dünyadaki yaşamın son bulup bütün canlıların ölmesi demektir.
Baas (Ba’s): Bir süre sonra İsrafil (as) meleğinin sûra ikinci kez üflemesiyle dünyada yaşamış olan bütün insanlar yeniden dirilmesine denir.
Haşir (Haşr): Yeniden dirilen insanların, Allah’ın (cc) huzurunda toplanmaları anlamına gelen bir kavramdır.
Mahşer: Yeniden dirilen insanların, Allah’ın (cc) huzurunda toplandıkları alana denir.
Amel Defteri: İnsanların dünyadaki iyi ya da kötü tüm düşünce, söz ve davranışlarının Kiramen Kâtibîn adlı melekler tarafından yazıldığı belgeye denir.
Mizan: İnsanların dünyada işledikleri amellerinin tartılacağı ilahi adalet terazisine denir.
Cennet: İnanıp ibadet eden, salih ameller işleyenlerin Allah (cc) tarafından ödüllendirileceği yere denir.
Cehennem: İnkâr eden, asi olan, zulüm ve haksızlık yapanların Allah (cc) tarafından cezalandırılacakları yere denir.
İsrafil (as): Dört büyük melekten biri olup kıyametin kopması ve kıyametten sonra tekrar dirilmenin gerçekleşmesi için sûra üflemekle görevlendirilen melektir. İsrafil (as) sûra birinci kez üflediğinde yeryüzündeki bütün canlılar ölecek, ikinci kez üflediğinde insanlar kabirlerinden kalkacak ve böylelikle ahiret hayatı başlayacaktır.
Ahiret Hayatının Aşamaları
1. İlk olarak İsrafil (as) meleği sûr denilen bir alete üfleyecek, böylece dünya hayatı son bulacak, tüm canlılar ölecektir.
"Kıyamet vakti de gelecektir, bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır." (Hac suresi, 7. ayet)
2. Bir süre sonra İsrafil (as) sûra ikinci kez üfleyecek, dünyada yaşamış olan bütün insanlar yeniden dirilecektir.
"Sûra üflenince Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakışıyorlar." (Zümer suresi, 68. ayet)
“… Yeryüzünü, ölümünün ardından o canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.” (Rum suresi, 19. ayet)
3. Yeniden dirilen insanlar mahşer denilen büyük bir alanda Allah'ın (cc) huzurunda toplanacaklardır.
“Allah, onları sanki günün ancak bir saati kadar kaldıklarını sandıkları bir durumda yeniden diriltip toplayacağı gün aralarında birbirleriyle tanışırlar. Allah’ın (cc) huzuruna varmayı yalanlayanlar elbette zarara uğramışlardır. Çünkü onlar doğru yola gitmemişlerdi.” (Yunus suresi, 45. ayet)
4. Mahşerde herkes dünyada yaptığı işlerden, aldığı ve verdiği her nefesten Allah'a hesap verecektir. İnsanların her birine amel defterleri verilecektir. İnsanın bütün amelleri mizan denilen ilahi adalet terazisinde tartılacaktır.
“Kitap ortaya konmuştur. Suçluların, onda yazılı olmuş olanlardan korktuklarını görürsün. ‘Vay hâlimize!’ derler, ‘Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!’ Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabb’in hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf suresi, 49. ayet)
“Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur…” (Mü’min suresi, 17. ayet)
“Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.” (Enbiyâ suresi, 47. ayet)
5. İnanıp ibadet eden, salih ameller işleyenler cennet ile ödüllendirilecektir. İnkâr eden, asi olan, zulüm ve haksızlık yapanlar ise cehennem ile cezalandırılacaklardır.
• Ahiret hayatı dünya hayatında yapılanların karşılığıdır. Bununla ilgili Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır. Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler): Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!" (Ra’d suresi, 22-24. ayetler)
• Ahirete iman eden bir insan dünyanın geçici ve aldatıcı zevklerine kanmamalı, Allah’ın (cc) rızasına erişmek ve ahiret yurdunu elde etmek amacıyla dünya hayatında salih ameller işlemeli, namazını dosdoğru kılmalı, ibadetlerini yerine getirmeli, güzel davranışlar sergilemeli, Allah’ın (cc) kendisine verdiği rızıklardan hayra harcamalı, kısacası Allah’a (cc) karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir.
• Dünya hayatını manevi yönden uyanık geçiren, Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınan kimseler ahirette bunun karşılığını iyi bir şekilde görecekler, kötülük peşinde koşanlar ise ahiret hayatlarında Allah'ın gazabına uğrayacaklar, haklarını gasp ettikleri, kötülük yaptıkları insanlara borçlarını ödeyeceklerdir. Bu sebeple bilinçli bir Müslüman’a düşen görev, Allah'ın istediği doğrultuda bir hayat yaşayarak ahirete hazırlanmaktır.
• Ahirete inanan bir insan dünya hayatında karşılaştığı zorluklara ve sıkıntılara sabreder. Bunların Allah’tan (cc) geldiğini ve kendisinin dünyadaki sınavının bir parçası olduğunu bilir. Bu sıkıntılardan dolayı umutsuz olmaz, sabreder ve Allah’a (cc) güvenir.
• Ahirete inanmak insanı iyi davranışlar sergilemeye, sabırlı olmaya, doğru ve dürüst olmaya yönlendirir. Ahirete inanan bir kimse kendisine, ailesine, topluma, milletine, vatanına karşı her zaman dürüst hareket eder. İnsanlığa ve hatta tüm canlılara faydalı olmaya gayret eder. Çünkü yaptığı bu iyiliklerin ahiret hayatında Allah (cc) tarafından karşılığının verileceğine inanır. Kötülük işlerse bunun da ahirette bir karşılığının olacağını bilir. Bu nedenle hak ve adaletten ayrılmaz, kimsenin hakkını yemez, insanlara zulmetmez.
• İnsanoğlu hata yapabilir, yanılabilir, günah işleyebilir. Çünkü bu durum insanın yapısında vardır. Günah işleyen bir kişi bağışlanma ümidinden asla vazgeçmemeli, bu konuda ümitsizliğe kapılmamalı, Allah’ın (cc) merhametli ve affedici olduğunu unutmamalıdır. Her zaman Allah’ın (cc) merhametine erişeceği ümidiyle yaşamalıdır. Bunun yanında işlediği günahtan tövbe edip o davranışı bir daha yapmamaya gayret göstermelidir.
• Allah (cc) adildir. Onun adaleti hassastır, mükemmeldir. Kıyamet günü geldiğinde Allah’ın (cc) adaleti eksiksiz bir şekilde gerçekleşecektir. Bu sebeple bilinçli bir Müslüman, dünya hayatında yaptığı iyi ve kötü davranışların karşılığının ahirette mutlaka karşılığını göreceğini bilmeli, Allah’ın (cc) herkese hak ettiğini vereceğini aklından çıkarmamalıdır.
“Kim bir iyilik yaparsa ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” (En'am suresi, 160. ayet)
“Şüphe yok ki Allah zerre kadar haksızlık etmez. (Kulun yaptığı iş, eğer bir kötülük ise, onun cezasını adaletle verir.) İyilik olursa onu katlar (kat kat arttırır), kendinden de büyük mükâfat verir.” (Nisa suresi, 40. ayet)