Geleneksel Türk Tiyatrosu

KARAGÖZ: "Karagöz ve Hacivat" olarak bilinen bu gölge oyunu, deriden kesilip biçim verilmiş insan, hayvan ve çeşitli eşya şekillerinin arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perdeye yansıtılıp canlandırılması şeklinde icra edilir. Halk kültürümüzün önemli bir ürünüdür. 19. Yüzyılda yazıya geçirilmeye başlanan bu oyunlarda işlenen konuları kimin düzenlediği belli değildir. Karagöz oyununda seyirciyi güldürmek esastır. Karagöz'ün Hacivat'ı yanlış anlamalarına dayalı nükteler kullanılır. Ustadan çırağa aktarılan bir oyundur.  www.huseyinarasli.com


Karagöz Oyununun Bölümleri:

Mukaddime: Giriş bölümüdür. Perdeye görüntü verilmeden önce müzik başlar. Görüntü yansıtıldıktan sonra Hacivat gazel söyler.

Muhavere: Karagöz ile Hacivat'ın söyleşmeye başladığı bölümüdür.

Fasıl: Oyunun asıl bölümüdür. Hacivat ve Karagöz dışındaki diğer karakterler oyunda görülmeye başlar.

Bitiş: Karagöz oyunun bittiğini belirtir, "kusurumuz varsa affola" der. Oyundan çıkarılacak dersler seyirciye aktarılır.


Karagöz Oyununda Kişiler:

Karagöz: Cahil, okumamış bir insanı temsil eder.

Hacivat: Eğitim görmüş aydın veya yarı aydın bir insanı temsil eder.

Diğer Kişiler: Oyunda değişik yörelerden, farklı mesleklerden kişiler kendi şiveleriyle konuşturulur. Bunlar; Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, Çelebi, Ak Arap, Zenci Arap, Matiz, Efe, Kayserili, Bolulu, Kastamonulu, Rumelili, Arnavut, Acem, Kürt, Laz, Ermeni, Frenk, Rum, Yahudi.


ORTA OYUNU: Orta oyunu doğaçlama bir oyundur. Etrafında seyircilerin olduğu bir alan içerisinde müzik ve raks eşliğinde icra edilir. Karagöz, kukla, meddah karışımı olan bu oyunun adına kayıtlarda ilk defa 1834 yılında rastlanır. Yanlış anlamalar, komik hareketler ve çeşitli nükteler ile seyirci güldürülür.


Orta Oyununun Bölümleri:

Mukaddime: Oyunun giriş bölümüdür. Zurnacının çaldığı Pişekar havasıyla sahneye çıkan Pişekar seyirciyi selamlar ve oyunun adını bildirir. Daha sonra zurnacı Kavuklu havası çalar ve Kavuklu ve arkasındakiler oyuna girer. Aralarında konuşmalar geçer.

Muhavere: Oyunun söyleşme bölümüdür. Bu bölümde Kavuklu ile Pişekar birbirlerinin sözlerini yanlış anlayarak seyirciyi güldürürler. Buna "arzbâr" denir. Sonrasında tekerlemeler başlar.

Fasıl: Oyunun asıl bölümüdür. Burada birbirine paralel iki olay etrafında oyun gerçekleşir. Dükkan sahnesinde Kavuklu iş arar. Pişekar ona iş bulur ve olaylar gelişir. Ev sahnesinde zenne takımı Pişekar'ın sayesinde ev arar ve buldukları bir eve yerleşirler. Olaylar bu şekilde gelişir.

Bitiş: Bu son bölümde Pişekar seyirciden af diler, bir sonraki oyunun adını ve yerini bildirir. Oyunu sonlandırır.


Orta Oyununda Kişiler:

Kavuklu: Karagöz oyunundaki Karagöz'ün karşılığıdır.

Pişekar: Karagöz oyunundaki Hacivat'ın karşılığıdır.

Diğer Kişiler: Oyunda değişik yörelerden, farklı mesleklerden kişiler kendi şiveleriyle konuşturulur. Bunlar; Kayserili, Kastamonulu, Arap, Acem, Kürt, Laz, Ermeni, Yahudi. Oyunda bir de kadın kılığına girmiş ve kadın rolü oynayan bir erkek vardır ki buna da "zenne" denir.


MEDDAH: Bir topluluk önünde yüksekçe bir yere oturarak seyirciye hikayeler anlatan, yaptığı taklitlerle onları güldürüp eğlendiren kişiye "meddah" denir. Oyunda tek bir oyuncu vardır. Anlattığı hikayede yer alan kişileri kendi özelliklerine göre konuşturur, taklit eder. Oyunun dekoru, elbiseleri, kişileri yoktur. Tek kişilik tiyatro da denilebilir. Oyunda meddahın boynunda mendil, elinde bir değnek bulunur. Farklı kişilerin seslerini taklit ederken mendili kullanır. Değneği ile de değişik sesler çıkarır.


KÖY SEYİRLİK OYUNLARI: Köy seyirlik oyunlarının binlerce yıl öncesine dayanan bir tarihi geçmişi vardır. Halk tiyatrosunun önemli bir mirası olan bu oyunlar Anadolu'daki pek çok köyde hâlâ devam ettirilir. Düğünlerde ve çeşitli köy toplantılarında halkı eğlendirmek amacıyla oynanan bu oyunlarda toplumun ve kişilerin aksak yönleri işlenir.

Araştıran ve Yazan: Hüseyin Araslı
© Telif Hakkı
Sitedeki dökümanlar yazılı izin olmadan kitap olarak bastırılamaz, herhangi bir internet sitesinde yayınlanamaz, paylaşılamaz. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır. Hüseyin Araslı'ya ait yayınlar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca telif hakkına tabidir. Öğretmen arkadaşlar, sadece kendi okullarında derslerine girdikleri öğrencileri için fotokopi yoluyla çoğaltıp dağıtabilirler.