İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri

Koşuk: Koşuklar Oğuz Türklerinin dini içerikli kurban törenleri olan şölenlerde (şeylan) veya zafer kazanılan savaşlardan sonra söylenen şiirlerdir. Konuları yiğitlik, doğa ve aşk olup hece ölçüsüyle ve dörtlükler halinde söylenir. Kafiye düzeni "aaab / cccb / dddb" şeklindedir. İlk koşuk örnekleri Kaşgarlı Mahmut'un "Divan-ı Lügati't-Türk" adlı eserinde görülür. Koşuk türünün hak edebiyatındaki karşılığı "koşma", divan edebiyatındaki karşılığı "gazel"dir.
www.huseyinarasli.com
Otuz içip kıkralım
Yoklar kopup sekrelim
Aslanlayu kökrelim
Ketçi sakınç sevenelim

Üç defa içip haykıralım
Ve yukarı sıçrayalım
Arslan gibi kükreyelim
Üzüntü gitti sevinelim

Diğer koşuk örnekleri için tıklayın


Sagu: Sözlü dönem Türk edebiyatında ölüm konulu şiirlere sagu denilmiştir. Sagular "Yuğ" adı verilen cenaze törenlerinde ölen bir kimsenin arkasından duyulan acıyı ve onun hayattayken  yaptığı kahramanlıkları dile getirmek için söylenir. Halk edebiyatındaki karşılığı "ağıt", divan edebiyatındaki karşılığı ise "mersiye"dir. Divan-ı Lügati't-Türk'te biri Alper Tunga'ya, diğeri de adı bilinmeyen bir kahramana ait olmak üzere iki sagu vardır.

Alp Er Tunga öldi mü
Issız acun kaldı mu
Ödlek öçin aldı mu
Emdi yürek yırtılur

Alp Er Tunga öldü mü
Kötü dünya kaldı mı
Felek öcünü aldı mı
Şimdi yürek(ler onun ölümünün acısı ile) paralanıyor

Alper Tunga sagusu ve günümüz Türkçesine çevirisi


Sav: Şiir şeklinde söylenmiş, öğüt verici kısa sözlere sav denir. Savlar günümüz atasözlerinin ilk şeklini oluşturur. Halk edebiyatındaki karşılığı "atasözü", divan edebiyatındaki karşılığı "darb-ı mesel"dir.

Ağılda oglak bolsa arıkda otu biter (Ağılda oğlak doğsa ırmakta otu biter)

Uma gelse kut gelir (Eve konuk gelse uğur da gelir)

Aç ne yimes, tok ne dimes (Aç ne yemez, tok ne demez)

Biş ernek tüz ermes (Beş parmak düz değildir)


Destan: Milletlerin başlarından geçen önemli olayları, inançlarını, kahramanlıklarını, tarih sahnesine çıkışlarını anlatan ve anonim olan manzum eserlere destan denir. Farsça'da "dâstân" kelimesinden gelmektedir. Destanlar ait oldukları toplumların yaşam biçimlerine, kültürlerine, inançlarına, geleneklerine dair bilgiler barındırır. İslamiyet öncesi Türk edebiyatının en önemli ürünleri destanlardır. Bu sebeple İslamiyet öncesi Türk edebiyatına "Destan Dönemi" de denir. Destanlar ortaya çıkış şekillerine göre doğal ve yapma destanlar diye ikiye ayrılır.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

© Telif Hakkı

Sitedeki dökümanlar yazılı izin olmadan kitap olarak bastırılamaz, herhangi bir internet sitesinde yayınlanamaz, paylaşılamaz. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır. Hüseyin Araslı'ya ait yayınlar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca telif hakkına tabidir. Öğretmen arkadaşlar öğrencilerine fotokopi yoluyla çoğaltıp dağıtabilirler.