Edat (İlgeç)

Edat (İlgeç): Tek başına anlamı olmayan, farklı sözcük veya sözcük öbekleri arasında anlam ilgisi kuran sözcüklerdir.

» Edatlar, tek başına anlam taşımazlar.

» Edat cümleden çıkarıldığı zaman cümlenin anlamı bozulur ya da anlam değişmesi olur.


İŞLEVLERİNE GÖRE EDATLAR

İLE: İle edatı cümleye araç (vasıta), birliktelik, durum ve neden ilgilerini katar. Kendinden önceki sözcüğe bitişik olarak da yazılabilir. www.huseyinarasli.com

Köye araba ile gittik. → Burada ile edatı cümleye araç ilgisi katmıştır.
Köye arabayla gittik.

Eve arkadaşı ile döndü. → Burada ile edatı cümleye birliktelik ilgisi katmıştır.
Eve arkadaşıyla döndü.

Çocuklara sevgi ile yaklaşmalıyız. → Burada ile edatı cümleye durum ilgisi katmıştır.
Çocuklara sevgiyle yaklaşmalıyız.

Kaybolmak korkusu ile ilerliyordu. → Burada ile edatı cümleye neden ilgisi katmıştır.
Kaybolmak korkusuyla ilerliyordu.

Not: İle" hem edat hem de bağlaç olarak kullanılabilir. "İle"yi cümleden kaldırıp yerine "ve" bağlacını koyduğumuzda cümlenin anlamında bir bozulma olmuyorsa "ile" burada bağlaç görevindedir. Ancak "ile"yi kaldırdığımızda cümlenin anlamında bir bozulma meydana geliyorsa "ile" burada edat görevindedir.

Okula yeni çantası ile gitti. → edat

Annesi ile babası pazara gitti. → bağlaç


YALNIZ, ANCAK, BİR,TEK: Yalnız, ancak, bir ve tek sözcükleri cümlede "sadece" anlamında kullanılıyorsa edattır.

Aşağıda yer alan örneklerdeki yalnız, ancak, bir ve tek sözcüklerini kaldırıp yerlerine "sadece" sözcüğünü getirelim ve cümlelerin anlamlarında bir değişiklik olup olmadığına bakalım;

Sınıfta yalnız üç öğrenci kaldı. → Sınıfta sadece üç öğrenci kaldı.

Bu soruyu ancak sen çözersin. → Bu soruyu sadece sen çözersin.

Bir sen yoktun aramızda. → Sadece sen yoktun aramızda.

Elimizde tek bu araba kaldı. → Elimizde sadece bu araba kaldı.

Örneklerde de görüldüğü gibi yukarıdaki cümlelerde yer alan yalnız, ancak, bir ve tek sözcüklerini kaldırıp yerlerine "sadece" sözcüğünü getirdiğimizde cümlelerin anlamlarında herhangi bir değişiklik olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla ilgili sözcükler burada edat görevindedir.

Not: Yalnız ve ancak sözcükleri cümlede "fakat, ama" anlamında kullanılıyorsa edat değil bağlaç görevinde olurlar.

Çok çalıştı ancak başarılı olamadı. → Çok çalıştı fakat başarılı olamadı. (bağlaç)

Dışarı çıkabilirsin; yalnız geç kalma! → Dışarı çıkabilirsin; ama geç kalma! (bağlaç)


GİBİ: "Gibi" edatı cümleye "benzetme, tahmin, hemen, o anda" anlam ilgilerini katar.

Pamuk gibi elleri var. (benzetme)

Çantasını bıraktığı gibi gitti. (hemen, o anda)

Yağmur yağacak gibi. (tahmin)
www.huseyinarasli.com

İÇİN: "İçin" edatı cümleye "amaç, neden, uğruna, hakkında, karşılığında, zaman, görelik" anlam ilgilerini katar.

Üşümemek için sıkı giyindi. (amaç)

Hastalandığı için ilaç içti. (neden)

Senin için canımı veririm. (uğruna)

Onun için iyi şeyler söylediler. (hakkında)

Kitaplar için ne istiyorsun? (karşılığında)

Bir hafta için gelmişler. (zaman)

Senin için fark eder mi? (görelik)


DEĞİL: "Değil" edatının diğer adı olumsuzluk edatıdır. Cümleye "olumsuzluk" anlamı katar.

Sorular çok zor değilmiş. (olumsuzluk)

Ne dediğini hâlâ anlamış değilim. (olumsuzluk)


Mİ: "Mi" soru edatıdır. Cümleye "soru, hayret, olumsuzluk, pekiştirme, koşul" anlamı katar.

Misafirler geldi mi? (soru)

Bunları ben mi söylemişim! (hayret)

Bu soğukta gezilir mi? (olumsuzluk)

Güzel mi güzel bir tatil köyüne gittik. (pekiştirme)

Havalar ısındı yaylaya çıkarız. (koşul)