Güzel Ahlaki Davranışlar

ADALET: Adalet; herkese eşit davranmak, hakka ve hukuka uygun davranmak, ölçülü olmak demektir. Adaletin uygulandığı toplumlarda huzur ve güven ortamı oluşur. İnsanlar barış içinde yaşarlar. Haksızlıklar olduğu zaman ise kargaşa olur, huzur bozulur, dostluk ve kardeşlik ortamı zarar görür. Bu sebeple toplumun her kesiminde adalet titizlikle uygulanmalı, hukuka riayet edilmelidir. Anne babalar çocuklarına, öğretmenler öğrencilerine, yöneticiler emri altında çalışanlara adil davranmalıdırlar. www.huseyinarasli.com

"Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği, yakınlara yardım etmeyi emreder..." (Nahl suresi, 90. ayet)

"Ey iman edenler! Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun..." (Nisa suresi, 135. ayet)

"...Eğer hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah adil davrananları sever." (Maide suresi, 42. ayet)

"Adil devlet başkanı ve idareciler, mahşer yerinde Allah'ın yüce lütfuna ve himayesine erecek olanların öncüleridir." Hz. Muhammed (s.a.v.)

• Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden varlıklı bir kadın bir suç işlemişti. Bazı kişiler kadının cezalandırılmaması için sahabeden Üsame bin Zeyd'i Peygamberimize aracı olarak gönderdiler. Peygamberimiz onların bu isteğine kızıp üzüldü ve şöyle buyurdu: "Nasıl oluyor da bazı kimseler Allah'ın emri karşısında aracı olmaya kalkışıyorlar. Sizden öncekilerin helak olmasının sebebi şudur: İçlerinden ileri gelenler suç işlerse göz yumulur, ceza verilmezdi. Kimsesiz, zayıf insanlar suç işlerse cezalandırılırdı. Allah'a yemin ederim ki kızım Fatıma dahi bu suçu işlese cezasını vermekte tereddüt etmezdim."



DOSTLUK: Dostlar; iyi ve kötü günde birbirlerini yalnız bırakmayan, sevinçlerini ve üzüntülerini paylaşan, birbirlerini Allah rızası için ve karşılıksız seven kişilerdir. Dinimiz bizden dostça ve kardeşçe yaşamamızı ister. Dostluk ve kardeşliğin temeli ise sevgidir. Kur'an-ı Kerim'in Tevbe suresinin 71. ayetinde müminlerin birbirlerinin dostu olduğu, birbirlerine iyiliği tavsiye edip kötülükten sakındırdıkları belirtilir. Birbirlerine dargın olanların, birbirlerini sevmeyenlerin, kardeşliği zayıf kalmış olanların aralarının ise düzeltilmesini ister. "Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin..." (Hucurat suresi, 10. ayet) Peygamber Efendimiz de insanların sevgi ve saygı çerçevesinde dostça ve kardeşçe yaşamalarını öğütlemiştir. Bununla ilgili olarak Birbirinizle ilgiyi kesmeyin, birbirini e sırt çevirmeyin, birbirinize kin tutmayın, haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir Müslüman’ın üç günden fazla kardeşiyle küs kalması helal olmaz." buyurmuştur. "Biriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş sayılmaz." buyurarak dostumuzu kendimizden ayırt etmememiz gerektiğini vurgulamıştır.



DÜRÜSTLÜK: Doğru sözlü ve dürüst olmak, toplumsal huzurun ve mutluluğun gerçekleşmesi bakımından oldukça önemlidir. Çünkü her insan iş yaptığı, arkadaşlık kurduğu veya herhangi bir şekilde irtibata geçtiği kişilerin güvenilir olmalarını ister. Bu güven ortamı insanların, dolayısıyla toplumların daha mutlu olmalarını sağlar. Ancak birisi tarafından kandırılmak, aldatılmak, dolandırılmak insanı çok üzer. Bu durum hiç kimsenin hoşuna gitmez. www.huseyinarasli.com
     Yüce dinimiz İslam işlerimizde, sözlerimizde, kısacası hayatımızın her alanında dürüst ve güvenilir olmamızı ister. Bunun örneğini en iyi şekilde Peygamberimizin hayatında görmekteyiz. O (s.a.v.), dürüst ve güvenilir bir insan olduğu için "el-emin" olarak anılmış, şaka bile olsa yalan söylememiş, dürüstlükten, doğruluktan hiç ayrılmamıştır. Biz de O'nun yolundan gitmeli, doğruluktan ayrılmamalıyız. Çünkü doğruluk bize başta Allah'ın rızasını, sonra da insanların saygı ve sevgisini kazandırır.

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin. (Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar..." (Ahzab suresi, 70. 71. ayetler)

"...Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir." (İsra suresi, 34. ayet)

"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol..." (Hud suresi, 112. ayet)

"Doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete ulaştırır." Hz. Muhammed (s.a.v.)

"Bizi aldatan bizden değildir." Hz. Muhammed (s.a.v.)



ÖZ DENETİM



SABIR



SAYGI



SEVGİ: Sevgi insanın manevi ihtiyacıdır. Yüce Allah yarattığı varlıkları sevdiği için yaratılıştan itibaren onların kalplerine sevgiyi yerleştirmiş, bu sayede huzur bulmalarını sağlamıştır. "...Huzur bulasınız diye... aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. (Rum suresi, 21. ayet) Bu sebeple sevgi insan için bir nimettir. Çünkü sevginin olduğu yerde barış olur, huzur olur, dostluk, kardeşlik, merhamet ve hoşgörü olur. Peygamber Efendimiz de konuyla ilgili olarak bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olmazsınız."



SORUMLULUK



VATANSEVERLİK



YARDIMSEVERLİK: Toplumda herkesin gelir düzeyi eşit değildir. Bu sebeple dinimiz zenginlerin fakirlere ve muhtaçlara yardım etmelerini emretmiştir. Örneğin zekat vermek farz, fitre vermek vacip, sadaka vermek ise sünnet olarak belirlenmiş ibadetlerdir.

"Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarf edenler var ya, onların mükafatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler." (Bakara suresi, 274. ayet)

"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkmayın..." (Bakara suresi, 267. ayet)

"Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir." (Al-i İmran suresi, 92.ayet)
www.huseyinarasli.com
Bilinçli ve duyarlı insanların fakirlere, muhtaçlara, kimsesizlere yardım etmeleri, hem yardım eden kişinin Allah'ın rızasını kazanmasına vesile olur, hem de toplumda birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışma duygularının gelişmesine katkı sağlar. Bu da toplumun huzurunu ve mutluluğunu beraberinde getirir. Zaten insan dünya aleminden ahiret alemine göçerken malıyla mülküyle değil, sevaplarıyla göçecektir. Allah'ın huzurunda mal zenginliğinin hiçbir faydası olmayacaktır.

"Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir." Hz. Muhammed (s.a.v.)

"Cömert (kişi), Allah'a yakındır." Hz. Muhammed (s.a.v.)

"Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslümandan bir sıkıntıyı giderenin, Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir Müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter." Hz. Muhammed (s.a.v.)

"Hz. Peygamberin, kendisinden bir şey istenip de ona 'hayır' dediği hiç görülmemiştir." Ashab-ı Kiram'dan Hz. Cabir (r.a.).

Bir miskini gördün ise
Bir eskice verdin ise
Yarın anda karşı gele
Hak libasın giymiş gibi (Yunus Emre)

© Telif Hakkı

Sitedeki dökümanlar yazılı izin olmadan kitap olarak bastırılamaz, herhangi bir internet sitesinde yayınlanamaz, paylaşılamaz. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır. Hüseyin Araslı'ya ait yayınlar 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununca telif hakkına tabidir. Öğretmen arkadaşlar öğrencilerine fotokopi yoluyla çoğaltıp dağıtabilirler.