Veda Hutbesi ve Peygamberimizin Vefatı

• Hz. Muhammed (sav) Mekke’nin fethinden iki yıl sonra beraberindeki Müslümanlarla birlikte hac ibadetini yerine getirmek için Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekke’ye ulaştığında Arap Yarımadası’nın dört bir yanından gelen yüz bini aşkın Müslüman ile Kâbe’de bir araya geldi. Müslümanlarla birlikte Kâbe’yi tavaf etti. Arefe günü Arafat’a çıktığında burada Müslümanlara bir konuşma yaptı. İslam tarihinde bu konuşmaya Veda Hutbesi, Peygamberimizin (sav) yaptığı hacca da Veda Haccı denildi.

• Veda Hutbesi’nde tüm insanlara yönelik evrensel mesajlar bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz bu hutbesinde ümmetine Allah’ın kitabını ve sünnetini emanet olarak bıraktığını vurgulamış, onlara sarılıp uyulmasını istemiştir. İnsanların canlarının, mallarının, namuslarının dokunulmaz olduğunu bildirmiştir. Kan davalarını kaldırmış, Müslümanların kardeş olduğunu belirtmiş, insanların ten rengi, ırk, soy vb. sebeplerle birbirlerine üstünlüklerinin olmadığını, üstünlüğün ancak takvada (Allah’ın emirlerine bağlılık) olduğunu vurgulamıştır.

• Hz. Muhammed (sav) Veda Haccı’ndan sonra Medine’ye döndü. Döndükten sonra da ateşli bir hastalığa yakalandı. Zaman geçtikçe hastalığı ilerledi. Hz. Muhammed (sav) mescide gitmeye bile güç bulamaz oldu. Kendisinin yerine namaz kıldırması için Hz. Ebubekir’i görevlendirdi. Bir ara güçlükle mescide geldi. Ashabına bir konuşma yaptı ve onlarla helalleşti. Hastalığı iyice ağırlaşan Peygamberimiz 8 Haziran 632 tarihinde eşi Hz. Aişe’nin odasında vefat etti. Peygamberimizin vefatı Müslümanları derinden etkiledi. Hz. Ömer’in de aralarında olduğu bazı sahabiler onun vefat ettiğini kabullenmekte zorlandılar. Müslümanlar ne yapacaklarını bilemez hâlde iken Hz. Ebubekir (ra) geldi. Oradakilere Al-i İmran suresinin 144. ayeti olan “Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o, ölür ya da öldürülürse siz geri mi döneceksiniz? Kim sözünden dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri ödüllendirir.” mealindeki ayeti okuyup ardından da bir konuşma yaparak onları sakinleştirdi. Müslümanlar Resulullah’ın (sav) vefat ettiği odaya girerek onun cenaze namazını kıldılar. Allah Resulü, vefat ettiği Hz. Aişe’nin (ra) odasına defnedildi.
www.huseyinarasli.com
• Ehlibeyt, Peygamber Efendimizin ev halkı ve aile fertleri demektir. İslam toplumunda sevgi ve dostluğun kaynağı, kardeşlik ve yardımlaşmanın ortak noktalarından biri ehlibeyttir. Çünkü Sevgili Peygamberimizin aile fertleri, onun terbiyesinden geçmiştir. Bütün Müslümanlar ehlibeyti samimiyetle sever. Bu sevgi bizi bir araya toplar, birleştirir. Ehlibeyt kavramı özel olarak şu beş kişi için kullanılır: Hz. Muhammed (sav), kızı Hz. Fatıma (ra), damadı Hz. Ali (ra), torunları Hz. Hasan (ra) ve Hz. Hüseyin (ra).

• Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, Peygamberimizin torunlarıdır. Babaları, Hz. Muhammed’in (sav) damadı ve kuzeni olan Hz. Ali; anneleri ise Hz. Muhammed’in (sav) kızı olan Hz. Fatıma’dır. İsimlerini bizzat Peygamber Efendimiz vermiştir. İki kardeş de Peygamberimizin terbiyesinde büyümüşlerdir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin fiziki ve ahlaki özellikleri bakımından dedelerine benzerlerdi. Hayır yapma konusunda son derece cömert davranırlar, misafire ve ihtiyaç sahiplerine ikramda bulunurlar, güzel ahlaki davranışlarıyla herkese örnek olurlardı.