Din Kültürü 7. Sınıf 3. Ünite Özet

İslam Düşüncesinde Yorumlar ünitesi yeni müfredat konu özeti, ünite özeti, ders notları

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarına mezhep denir. Mezhep alimlerinin kişisel ve kültürel farklılıkları, içinde bulundukları toplumun sosyal yapısı, İslam düşüncesinde farklı yorumların oluşmasına sebep olmuştur. Ancak bu yorumlar, ayrıntılar ile ilgilidir. İslam'ın ana konularında herhangi bir görüş ayrılığı yoktur.


Din ve Din Anlayışı (Mezhep) Arasındaki Farklar:

» Din vahye dayanır, mezhep insanların görüşlerine dayanır.

» Din evrenseldir, mezhep bölgeseldir.

» Dinin hükümleri değişmez, mezheplerin hükümleri insana ve zamana göre değişebilir.

» Din bir tektir, mezhepler birden fazla olabilir.


Din Anlayışındaki Yorum Farklılıklarının Sebepleri

1. İnsan Unsuru: Her insanın yaratılış özellikleri farklıdır. Bazı insanlar olaylar karşısında duygusal bir yaklaşım sergilerken bazı insanlar mantıklarını ön plana çıkarırlar. Yine herkesin hayat tecrübeleri, eğitim-öğretim düzeyleri farklılık arz eder. Aynı öyküyü okuyan kişiler farklı değerlendirmeler yapabilirler. Yaş faktörü de insanların sorunlar karşısında farklı düşünceler sunmasında etkendir. İşte bu durumlar İslam âlimlerinin Kur'an ve sünneti yorumlarken (içtihat ederken) farklı görüşler sunmalarına sebep olmuştur.

2. Yaşanılan Ortam ve Kültürel Yapı: Mezheplerin birbirinden farklı olmalarını etkileyen faktörlerden biri de İslam âlimlerinin farklı toplumlarda ve kültürlerde yetişmiş olmalarıdır. Her toplumun benzer yanları olduğu gibi örf, âdet ve kültür bakımından farklı yönleri de vardır. İslam bilginleri Kur'an ve sünneti yorumlarken (içtihat ederken) yaşadıkları toplumun özelliklerini, kültürünü, adetlerini, örfünü “İslam'ın özüne aykırı olmayacak şekilde” içtihatlarına (yorumlarına) yansıtmış olabilirler. Çünkü İslam dini yayıldıkça yeni Müslüman olan toplumlar eski örf ve âdetlerini hemen bırakamamışlar, hatta bazı kültürel değerlerini İslam kültürüne de taşımışlardır.

3. Toplumsal Değişim: Toplumların sürekli değişim ve gelişim içerisinde olmaları insanların düşüncelerini, olaylara bakışlarını etkilemiştir. Bu sebeple Kur’an ve sünnetin yorumlanması da zaman içinde değişmiştir. Ancak Kur’an’ın hükümleri zamanın değişmesiyle asla değişmez. Kıyamete kadar değişmeden sürecektir. Burada değişen içtihatlardır.


İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUM BİÇİMLERİ

Mezhep: Sözlükte gidilecek yer, gidilecek yol, takip edilen yöntem, metot, ekol anlamlarına gelir. Terim anlamı İslam kültüründe dinî ilimlerde uzman olan bir müçtehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin konularda, kendine özgü kural ve metotla meydana getirdiği görüşler toplamı, içtihatlar demektir. (MEB Dinî Terimler Sözlüğü, sayfa 238)

Müçtehit: Kur'an ve sünnetten yola çıkarak yeni bir hüküm çıkaran İslam âlimine denir.

İçtihat: Kur'an ve sünnetten yeni bir hüküm çıkarma, Kur'an'ı yorumlama çalışması demektir.


İnançla İlgili Yorumlar

İtikadî mezhepler (inançla ilgili yorumlar) nasıl ortaya çıktı?

» Zaman içinde fetihler yoluyla İslamiyet farklı coğrafyalara yayıldı.

» Farklı milletlere ve kültürlere mensup birçok insan Müslüman oldu.

» Bu insanlar yaşadıkları kültüre ve eski inançlarına ait bazı konuları İslam'a ait gibi yaşamaya çalıştılar.

» Eski Yunan düşüncesine ait birçok felsefi eser Arapçaya çevrildi. Bu durum Müslümanlar arasında "her şeye şüpheyle yaklaşma" anlayışını yaygınlaştırdı.

Bütün bu saydığımız gelişmeler müctehidlerin (İslam alimlerinin) İslam dininde yer alan ve yukarıda saydığımız inanç esasları ile ilgili ehli sünnet inancını korumak için sistemli çalışmalar yapmalarına yol açtı. Müctehidler yeni ortaya çıkan şüpheleri ve fitneleri gidermek için itikadi konuları akıl ve nakille açıkladılar. Böylece itikadi mezhepler ortaya çıktı.


İtikadî Mezhepler:

• Maturidî Mezhebi: Ebu Mansur Muhammed Maturidi'nin (öl. 944) ictihadları (görüş ve düşünceleri) çerçevesinde oluşan itikadi mezhep.

• Eş'arî Mezhebi: Ebul Hasan Ali el-Eş'arî'nin (öl. 936) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan itikadi mezhep.


Fıkhi Yorumlar

Fıkıh: İslam dininde yer alan ibadetler, evlenme, boşanma, miras, ticaret vb konuların hükümlerini inceleyen ve delilleriyle birlikte ortaya koyan bilim dalıdır. Bu saydığımız konuların nasıl gerçekleşeceği, ne şekilde yapılacağı vb konular fıkıh bilimi sayesinde anlaşılır.

Fıkhî mezhepler nasıl ortaya çıktı?

» Zaman içinde fetihler yoluyla İslam dini farklı coğrafyalara yayıldı.

» Farklı milletlere ve kültürlere mensup birçok insan Müslüman oldu.

» Sonuçta sosyal hayat gelişti ve insanların sayısı arttı. Peygamberimizin zamanında olmayan sorunlarla karşılaşıldı.

» Müslümanlar karşılaştıkları sorunlara İslam dininin bakışını öğrenmek amacıyla müctehidlerden (İslam alimi-mezhep kurucusu) görüş istediler.

» Müctehidler kendilerine iletilen soru ve sorunlara, Kur'an ve sünnetten yola çıkarak çözümler ürettiler, fetvalar verdiler.

» Bu görüşler ve fetvalar zamanla sistemli hale gelerek fıkhi mezhepler ortaya çıktı.

» Ayrıca fetihler yoluyla yeni İslam'a giren toplulukların kültürleri, hatta yaşadıkları bölgelerin iklimleri de fıkhi mezheplerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.


Fıkhî Mezhepler:

• Hanefî Mezhebi: İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin (öl.767) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Şafii Mezhebi: Muhammed bin İdris eş-Şafii'nin (öl.819) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Malikî mezhebi: Malik bin Enes'in (öl.795) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Hanbelî mezhebi: Ahmed bin Hanbel'in (öl.854) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.


Tasavvufi Yorumlar

İslam dininde yer alan ahlakî esasları hayata geçirmeyi amaçlayan, Peygamber Efendimizin sünnetine dayalı bir hayat tarzını yaşam biçimi haline getirmeyi ilke edinen ilim dalına tasavvuf denir. Tasavvufî hayat tarzını benimsemiş ve yaşam tarzı haline getirmiş kişiye ise mutasavvıf denir.


Tasavvufî yorumlar nasıl ortaya çıktı?

» Peygamberimizin vefatından sonra İslam topraklarının genişlemesi ve fetihlerin etkisiyle Müslümanlar zenginleşti.

» Bu durumun sonucunda İslam dünyasında lüks ve gösteriş arttı.

» Bunu farkeden bazı İslam alimleri, Hz. Peygamber'in ve sahabelerin dönemindeki hayat tarzına tekrar dönülmesi konusunda eğitici ve öğretici çalışmalar yaptılar, görüşler sundular.

» Bu görüşler; dünya malının büyüsüne kapılmamak, mal zenginliği yerine gönül zenginliği, nefsi terbiye etmek gibi Kur'an ahlakında yer alan ilkelerdi.

» Zamanla bu görüşler doğrultusunda tasavvufi yorumlar oluştu.


Tasavvufî Yorumlar

Yesevîlik: Türkistanlı Hoca Ahmed Yesevi'nin (öl. 1167) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür. Hoca Ahmet Yesevi, insanlara İslam'ın ilkelerini anlatırken "hikmet" adı verilen şiirlerini kullandı. Sade, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile yazdığı bu şiirleri, halkın İslam'ı anlayıp öğrenmesinde çok etkili oldu. Ahmet Yesevi'nin hikmet adı verilen bu şiirlerinin toplandığı kitabının adı "Divan-ı Hikmet"tir.

Kâdirîlik: Abdülkadir Geylani'nin (öl. 1169) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür. Abdülkadir Geylani'nin Önemli Eserleri: Fütûhu'l-Gayb, El-Fethu'r-Rabbanî, Günyetü't-Tâlibîn.

Nakşibendîlik: Nakşibend kelimesi Farsça'da (İran dili) nakış yapan anlamındadır. Muhammed Bahauddin hazretleri tasavvufu insanların kalbine nakış nakış işlediği için kendisine bu lakap verilmiştir.

Mevlevîlik: Büyük Türk mutasavvıfı Mevlana Celaleddin Rumî'nin (öl.1273) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür. Mevlana, insanların eğitimi üzerinde önemle dururdu. O, güzel ahlaklı insanlardan oluşmuş huzurlu bir toplumun eğitim sayesinde mümkün olacağını belirtmiştir. Mevlevilikte "sema" töreninin önemli bir yeri vardır.
Sema: Ney ve nısfiye gibi müzik aletleri eşliğinde elleri iki yana açıp dönerek yapılan zikir.

Mevlana Celaleddin Rumî'nin Önemli Eserleri: Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fîhi mâ fih.

Alevilik - Bektaşilik: Alevi, Hz. Ali'yi seven ve onun taraftarı olan demektir. Alevilik ise Peygamber Efendimizin vefatından sonra Hz. Ali'nin halife olması gerektiğini savunan, Hz. Ali'yi sahabelerin en faziletlisi olarak gören düşünce akımıdır. Bektaşilik, büyük Türk-İslam düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli'nin görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür.

Alevilik-Bektaşilik ile ilgili ayrıntılı ders notları için tıklayın ›