Din Kültürü 7. Sınıf 5. Ünite İslam Düşüncesinde Yorumlar Özet

İslam düşüncesindeki yorum farklılıklarına mezhep denir. Mezhep alimlerinin kişisel ve kültürel farklılıkları, içinde bulundukları toplumun sosyal yapısı, İslam düşüncesinde farklı yorumların oluşmasına sebep olmuştur. Ancak bu yorumlar, ayrıntılar ile ilgilidir. İslam'ın ana konularında herhangi bir görüş ayrılığı yoktur.


İnançla İlgili Yorumlar

İtikadî mezhepler (inançla ilgili yorumlar) nasıl ortaya çıktı?

» Zaman içinde fetihler yoluyla İslamiyet farklı coğrafyalara yayıldı.

» Farklı milletlere ve kültürlere mensup birçok insan Müslüman oldu.

» Bu insanlar yaşadıkları kültüre ve eski inançlarına ait bazı konuları İslam'a ait gibi yaşamaya çalıştılar.

» Eski Yunan düşüncesine ait birçok felsefi eser Arapçaya çevrildi. Bu durum Müslümanlar arasında "her şeye şüpheyle yaklaşma" anlayışını yaygınlaştırdı.

Bütün bu saydığımız gelişmeler müctehidlerin (İslam alimlerinin) İslam dininde yer alan ve yukarıda saydığımız inanç esasları ile ilgili ehli sünnet inancını korumak için sistemli çalışmalar yapmalarına yol açtı. Müctehidler yeni ortaya çıkan şüpheleri ve fitneleri gidermek için itikadi konuları akıl ve nakille açıkladılar. Böylece itikadi mezhepler ortaya çıktı.


İtikadî Mezhepler:

• Maturidî Mezhebi: Ebu Mansur Muhammed Maturidi'nin (öl. 944) ictihadları (görüş ve düşünceleri) çerçevesinde oluşan itikadi mezhep.

• Eş'arî Mezhebi: Ebul Hasan Ali el-Eş'arî'nin (öl. 936) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan itikadi mezhep.


Fıkhi Yorumlar

Fıkhî mezhepler nasıl ortaya çıktı?

» Zaman içinde fetihler yoluyla İslam dini farklı coğrafyalara yayıldı.

» Farklı milletlere ve kültürlere mensup birçok insan Müslüman oldu.

» Sonuçta sosyal hayat gelişti ve insanların sayısı arttı. Peygamberimizin zamanında olmayan sorunlarla karşılaşıldı.

» Müslümanlar karşılaştıkları sorunlara İslam dininin bakışını öğrenmek amacıyla müctehidlerden (İslam alimi-mezhep kurucusu) görüş istediler.

» Müctehidler kendilerine iletilen soru ve sorunlara, Kur'an ve sünnetten yola çıkarak çözümler ürettiler, fetvalar verdiler.

» Bu görüşler ve fetvalar zamanla sistemli hale gelerek fıkhi mezhepler ortaya çıktı.

» Ayrıca fetihler yoluyla yeni İslam'a giren toplulukların kültürleri, hatta yaşadıkları bölgelerin iklimleri de fıkhi mezheplerin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.


Fıkhî Mezhepler:

• Hanefî Mezhebi: İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin (öl.767) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Şafii Mezhebi: Muhammed bin İdris eş-Şafii'nin (öl.819) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Malikî mezhebi: Malik bin Enes'in (öl.795) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.

• Hanbelî mezhebi: Ahmed bin Hanbel'in (öl.854) ictihadları (görüş ve düşünceleri ) çerçevesinde oluşan fıkhi mezhep.


Tasavvufi Yorumlar

İslam dininde yer alan ahlakî esasları hayata geçirmeyi amaçlayan, Peygamber Efendimizin sünnetine dayalı bir hayat tarzını yaşam biçimi haline getirmeyi ilke edinen ilim dalına tasavvuf denir. Tasavvufî hayat tarzını benimsemiş ve yaşam tarzı haline getirmiş kişiye ise mutasavvıf denir.


Tasavvufî yorumlar nasıl ortaya çıktı?

» Peygamberimizin vefatından sonra İslam topraklarının genişlemesi ve fetihlerin etkisiyle Müslümanlar zenginleşti.

» Bu durumun sonucunda İslam dünyasında lüks ve gösteriş arttı.

» Bunu farkeden bazı İslam alimleri, Hz. Peygamber'in ve sahabelerin dönemindeki hayat tarzına tekrar dönülmesi konusunda eğitici ve öğretici çalışmalar yaptılar, görüşler sundular.

» Bu görüşler; dünya malının büyüsüne kapılmamak, mal zenginliği yerine gönül zenginliği, nefsi terbiye etmek gibi Kur'an ahlakında yer alan ilkelerdi.

» Zamanla bu görüşler doğrultusunda tasavvufi yorumlar oluştu.


Tasavvufî Yorumlar

Yesevîlik: Türkistanlı Hoca Ahmed Yesevi'nin (öl. 1167) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür.

Kâdirîlik: Abdülkadir Geylani'nin (öl. 1169) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür.

Nakşibendîlik: Nakşibend kelimesi Farsça'da (İran dili) nakış yapan anlamındadır. Muhammed Bahauddin hazretleri tasavvufu insanların kalbine nakış nakış işlediği için kendisine bu lakap verilmiştir.

Mevlevîlik: Büyük Türk mutasavvıfı Mevlana Celaleddin Rumî'nin (öl.1273) görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür.

Alevilik - Bektaşilik: Alevi, Hz. Ali'yi seven ve onun taraftarı olan demektir. Alevilik ise Peygamber Efendimizin vefatından sonra Hz. Ali'nin halife olması gerektiğini savunan, Hz. Ali'yi sahabelerin en faziletlisi olarak gören düşünce akımıdır. Bektaşilik, büyük Türk-İslam düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli'nin görüş ve düşüncelerine dayanan tasavvuf ekolüdür.

NOT: Bu okuduğunuz yayın, İslam Düşüncesinde Yorumlar ünitesinin kısa bir özetidir. Kavram ve kazanım odaklı daha ayrıntılı ders notları için buraya tıklayın.